• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/bursaaktif.yasam?fref=ts
  • https://www.instagram.com/bursaaktifyasamegitim/
OTİZMİ TANIYALIM

OTİZMİ TANIYALIM

1- OTİZM NEDİR? 

Otizm doğuştan gelen ve belirtileri yaşamın ilk üç yılında kendini gösteren, ömür boyu süren gelişimsel yetersizlik ve nörolojik bozukluktur. Otizm sosyal ilişkilerde güçlük, iletişim zorlukları, ilgi ve davranış takıntıları ile kendini göstermektedir. Her 150 çocuktan biri otizmden etkilenmiştir ve erkeklerde daha yaygın olarak görülür. Otizm, ya kendi başına ya da zekâ geriliği, öğrenme güçlüğü, görme güçlüğü, işitme yetersizliği, serebral palsi,  epilepsi gibi diğer gelişimsel bozukluklarla birlikte ortaya çıkabilir.

OTİZMİN NEDENİ

Otizme neler yol açar? Bugün için bu soruya verilebilecek en doğru yanıt “Otizme nelerin yol açtığı bilinmiyor” yanıtı olacaktır.

Otizmin anne-babadan kalıtım yoluyla geçmiş olabileceğinden kuşkulanılmaktadır. Dolayısıyla, bu yönde pek çok araştırma yapılmaktadır. Ancak, henüz otizmin geni bulunabilmiş değildir. Otizmin çevresel faktörlerle tetiklendiği düşünülmektedir.

Otizme her çeşit toplumda, ırkta ve ailede rastlanmaktadır. Dolayısıyla, bu özelliklerin hiç birinin otizmle ilişkili olmadığı kabul edilmektedir. Otizmin çocuk yetiştirme özellikleriyle ya da ailenin ekonomik koşullarıyla ilişkisi yoktur.

 OTİSTİK ÇOCUKLARIN ÖZELLİKLERİ

Otizmin özelikleri ve şiddet seviyesi kişiden kişiye göre değişmekle birlikte genel olarak aşağıdakileri içerir.

      1- Sosyal İlişkilerde Güçlük:

 

Ø  Göz teması kuramama.

Ø  Seslenildiğinde dönüp bakmama, sanki işitmiyor gibi davranmak.

Ø  Yaşıtları ile uygun ilişki kuramamak, birlikte oynamamak.

Ø  Tek başına olduğu etkinlikleri tercih etme, başka bir dünyadaymış gibi davranmak.

Ø  Başkalarının sevinç ve üzüntülerine tepkisiz kalma.

Ø  Kendi duygularını paylaşama.

Ø  Toplum kurallarını anlama ve uygulamada güçlük çekmek.

Ø  Başkalarının yüz ifadelerini anlamamak.

 

      2-  İletişimde Zorluklar:

 

Ø  Konuşmada gecikme,  zorlanma  veya  konuşmanın gelişmemesi,

Ø  Garip,  manasız, tekrarlayıcı, basmakalıp ve tekdüze konuşmak, karşılıklı konuşmayı başlatamamak veya devam ettirememek.

Ø  Beden dilini,  jest ve  mimikleri anlamada,  kullanmada zorluk çekmek ve taklit becerilerini kullanamamak.

Ø  Duygularını farklı algılamak, örneğin; sese, ışığa, dokunmaya olağandışı tepki vermek ve tehlikeyi algılayamamak.

Ø  Bir şeye ihtiyaçları olduğunda  karşısındakinin elinden tutarak istediği şeye doğru yönlendirmek.

3-  Sınırlı ve Tekrarlayıcı Davranışlar:

 

Ø  Çoğu  zaman  tek ve sınırlı bir bilgi alanına sahip olmak, bir konu ya da bir nesneye odaklanıp diğer hiçbir konuyla ilgilenmemek.

Ø  Değişikliklere direnç   göstermek,  günlük yaşamdaki alışkanlıklarına aşırı bağlı olmak.

Ø  Anlamsız sözcükleri üst üste tekrarlamak, sen ve ben zamirlerini  karıştırmak.

Ø  Konuşulan bazı kelimeleri hemen tekrar etme veya günler, aylar, yıllar önce duyduğu sözleri aynı ses tonu ve vurgulama ile tekrar etmek (ekolali)

Ø  Sallanmak, kendi etrafında dönmek, el parmaklarını gözünün önüne getirip oynatmak, el kol çırpmak gibi anlamsız yineleyici hareketler yapmak.

Ø  Öfke nöbetleri

Ø  Kafasını duvara vurma, ellerini ısırma gibi kendine zarar verici davranışlarda bulunmak

Ø  Bir neden yokken gülmek veya ağlamak

Ø  Katı yiyecekleri çiğnememek

Ø  Uyku sorunları yaşamak

Ø  Oyuncakların dönen parçalarına, açılır kapanır kapılara, hızlı dönen nesnelere aşırı bağlanmak.

 

 OTİZMİN TANILANMASI

Otizmin kesin tanısı için kullanılan nesnel bir yöntem veya biyolojik bir bulgu yoktur,  belli davranışsal tanı ölçütleri konmuştur. Bu tanı ölçütleri sosyal etkileşim, dil ve iletişim, ilgi ve davranış alanlarında görülen sorunların gözlenmesi ve aileden alınan bilgilerle belirlenir ve çocuk ruh hastalıkları uzmanına ya da çocuk nöroloğu tarafından tanı konur.

 

Eğer çocuğunuz ya da öğrenciniz yukarıdaki davranışların çoğunu gösteriyor ve  bu belirtilerden en az birini 36 aydan önce gösteriyorsa otizm açısından değerlendirme yapmak gerekir en kısa zamanda bu kuşkunuzla ilgili  çocuk ruh hastalıkları uzmanı ya da çocuk nöroloğu bulunan üniversite hastaneleri ve devlet hastanelerine başvurabileceğiniz gibi, önce çocuğunuzun doktoruna ya da sağlık ocağında çalışan sağlık personeline de danışabilirsiniz.

  
1601 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın






















Üyelik Girişi